Frankfurt Nasıl Sevilir?

 

Öncelikle Frankfurt’ta merkeze yakın bir yerde oturan tatlı bir arkadaşınızın olması gerekiyor. Yürüyerek 40 dakikada Frankfurt şehir merkezine inmek, küçük çaplı turistik bir gezi için hem şehri başka noktalardan keşfetmek hem spontane ve hesaplı plan yapmak için gayet ideal.

Frankfurt, yolculuk yaparken geçiş noktası olarak kullandığım için daha önce birkaç kez bulunduğum, “önünden geçtiğim” ya da Bahnhof’unu kullandığım bir şehir olarak pek de merak etmediğim bir yerdi açıkçası. Ama sonuçta Almanya’nın büyük ve önemli şehirlerinden de diyerek aklımda soru işaretlerinin olduğu ve bir bahaneyle gittiğimde de kendi kendime “Birkaç saat gezerim canım!” dediğim yakın ama uzak bir şehirdi kendileri.

Evet o bahane gelmiş ve çatmıştı ki yolum Frankfurt’a düştü. İki gün Frankfurt’ta geçirmek için ideal bir zamandı ama ben ilk günün açılışını ders çalışarak yapmıştım. Neyse ki, ev ferah; manzara süperdi 🙂 Ders çalışmak ne kadar sıkıcı ve boğucu olsa da o bile ayrı bir keyifliydi Frankfurt’ta. Ertesi gün iseimg-20161130-wa0017 gezilmeyi bekleyen soğuk bir Frankfurt beni bekliyordu.

An der Dammheide’den yola çıkıp ilk durağımı Goethe Haus olarak belirleyip yürüye yürüye, aralardan gire çıka merkeze doğru inerek Goethe Haus’a 40-45 dakikada vardım. Goethe Frankfurtlarda doğmuş da üç katlı canım evi müze yapılmış da biz gitmeyelim mi 😀

Kaç yıllık binanın hem dış yapısını hem odalarını da mis gibi korumuşlar hem. Evin içini gezerken çatır çutur sesler de sizle geziyor her yer ahşap olduğu için ama o sesler bile zevk veriyor o evde. Mutfağından misafir odasına kadar her oda birbirinden güzeldi ama en etkileyicisi Goethe’nin kütüphanesiydi. O kitapların devasalığı ve eskiliği gerçekten “Bir Goethe kolay yetişmiyor” dedirtti. Bir de yan odada o güzelim tablo koleksiyonu “ah ahh ben nasıl edebiyatçı olamadım?” sorusunun cevabını bir güzel veriyor. Neyse tamam abartmayayım ama baya etkileyici baya güzeldi. Tekrar gitmek tekrar görmek gezmek isterim o derece.

20161201_134425

Goethe’nin kütüphanesi ve tablo koleksiyonu birleşirse..

 
Uzun bir süre Goethe’nin evinin altını üstüne getirdikten sonra zaten Frankfurt’un merkezinde olduğum için gezine gezine daha önceden baktığım bir kahvecinin yolunu tutmuştum. Ama gezinirken önünde oluşan sıradan ve görünümünün eskiliğinden etkilendiğim bir kahveci gördüm ve çok da sorgulamadan içeri daldım. Bir tarafta kahve almak için şıkır şıkır Alman teyzeler amcalar, diğer tarafta kahve içmek, tatlı yemek için sipariş vermeyi bekleyen insanlar. Ufak çapta bir heyecan yaşayarak ben de girdim sıraya. Sonra bir esspresso ve vişneli çikolatalı bir pastacık söyledim kendime. İçeride dört beş tane masa vardı ama herkes alıp oturmadığı için çok kalabalık değildi ve ben de içeride oturmayı tercih ettim. Zaten Allah’ım o kahvenin muhteşemliğini anca oturup önce onu izleyerek sindirebilirdim.  Aşırı güzeldi bak yine andım yine canım çekti, yine gidip aynı kahveden içeceğim hatta üstüne başka kahveler de içeceğim çılgınca 😀

20161201_143005-1

20161201_142123

Kahvemin ve tatlımın zevkini bir güzel çıkardıktan sonra zaten Hauptwache’ye çok yakın olduğumu fark ettim ki burası şehrin merkeziydi (Innenstadt). Tam da Weihnachtsmarktların kurulduğu yerdeykim ki kışın en güzel zamanına denk geldiğim için eğlenceyi uzakta aramaya gerek yoktu. Dolana dolana Innenstadt’ta da biraz gezindim. Sonra Weihnachtsmarkt’ta birkaç fotoğraf çekerek ilk yılbaşı zamanında yurt dışı heyecanımı yaşadım ve sonra turistik gezime devam ettim. Çünkü zaten akşam çılgınca Weihnachtsmarkt’ta gezecek, çocuklar gibi şen olacak eğlenecektik. O yüzden nehrin kıyısına inerek biraz Ren’in tadını çıkaralım dedim de buz gibi havada o tat pek çıkmadı anacım. Anca elimiz, götümüz, başımız dondu ne yazık ki. Ama kiliseler iyi ki varlar çünkü ısınmak için çok güzel duraklar oldu benim için. Onlar olmasa tat mat kalmazdı 🙂

Bir sürü köprüye in çık, karşıya geç, geri gel, beri gel, nehrin hem bu tarafından yürü hem bu tarafına geç. Şehri hem oradan hem buradan gör o soğukta kolay değil tabii o kadar.

Aylak aylak gezinirken tabii dedim bir Dom gördüm sanki ve yavaşça yaklaştım. Bir de ne göreyim bu Dom’a tırmanabiliyor, şehri tepeden görebiliyorsun. Ee Kölner Dom’dan alışkınız tabii biz öyle tırmanışlara, hiç tereddüt etmeden aldım bileti başladım tırmanmaya. Alışkınız alışkınız da yine de yorucu oldu ama kendi kendime bir güzel eğlendim, fotoğraflar çektim. Zaten kimsecikler yok diye etrafta Dom’un tepesini bir güzel benimsedim. Şehri bir de o yükseklikten görünce iyice tav oldum, iyice ısındım. Bir de fark ettim ki güzel vakit geçirdiğin şehir güzeldir. Mimarisi de güzel gözükür eğer güzel vakit geçirir zevk alırsan; kalabalığı da güzel gelir, sessizliği de. Küçüklüğü de büyüklüğü de; yapılacak şeyin çokluğu da azlığı da çok bir şey fark ettirmez zevk aldığın noktada.

20161201_155222-1

20161201_154422 (1).jpg

Dom’un tepesinde de güzel vakit geçirip orada da biraz donduktan sonra sıra geldi Dom’un içini gezmeye. Tabii Kölner Dom’dan sonra Frankfurt’taki Dom’un içi çok da etkileyici gelmedi ama yine de görmeye değer. Ondan sonra da sırada en eğlenceli kısım olan Weihnachtsmarkt vee Atlıkarınca vardı. Önce güzelce bir gezindik sonra sosun adını hatırlamadığım soslu pommes yedik ve yılbaşı ağacı altında Glühweinlarımızı yudumladık, güzel bir sohbet ettik, güldük eğlendik. Çılgın kalabalığa rağmen aşırı zevk aldım, aşırı eğlendim gerçekten ben de sorguladım. Ama ışıklı, eğlenceli Christmas günlerinde Glühwein yudumlayıp ardından atlıkarıncaya binip de zevk almamak mümkün değil sanırım. Atlıkarıncaya binip eğlenmenin keyfine keşke her çocuk her yetişkin varabilse! Ben bu zevki Frankfurt’ta tattım, yine yedim, içtim, eğlendim. O yüzden Frankfurt’u çok sevdim, iyi ki gittim, iyi ki sevdim. Darısı herkesin başına 🙂

Her yerin kapalı olduğu, şehrin göçmenlere kaldığı Mannheim günlerinden..

Frohe Weihnachten 😉

20161201_144855.jpg

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s