Şansla Karışık İlk Aksiyon

20.09.16

Hala alışamadım sanırım insanları geride bırakmış olmama. İlk defaydı herkesle vedalaşıp kendi kendime kalışım. O yüzden biraz ağır oldu ilk yalnız yolculuğum. Buradaki yalnızlık, dolu bir yalnızlık ama.. İlk defa yalnız başına, tek başına binilen bir otobüs, bir uçak yolculuğundan bahsedilmiyor; ilk defa yalnız bir hayata atılan adımın yalnızlığıyla dolu anlatılmak istenilen.

Neyse çok da hüzünlere karışmadan devam edeyim ben. Yolculuğun garipliğiyle ama bir o kadar da güzel ve eğlenceli olmasıyla başladı her şey. Realitede Franfurkt’a inmesi gereken uçağım Frankfurt Hava alanının tahliye edilmesi nedeniyle (kaç kilometre öteye gidersen git terör terör olmaya devam ediyor)  Köln’e iniverdi. img_9532Kölner Dom’da bir kuzu resmi tasvir etmişler, en sevdiğim tasvirlerdendi Köln’de. Biraz masum, biraz yaralı, biraz üzgün, başına geleceklerin farkında ama sessiz.. O an en çok ona benzedim galiba ki duygularımın karma karışıklaştığı, en zirveye ulaştığı noktaydı herhalde o an. Çoğu şeyle yüzleşmeye başladığım anlardan, Beyzayı, annemi, Sümeyyeyi, odamı, evimi, mahallemi, Masum Mutfağı, tanıdığım bütün güzel insanları, birlikte olmaktan mutluluk duyduğum herkesi düşünüp aşırı duygusal ve üzgün moddan, yanımda oturan Alamancı teyzeyle muhabbete geçiş anında pilotun yaptığı anonsla Köln’e gitme duyguları arasında boğuldum.

Ama itiraf edeyim Köln’e yaklaşınca bir tebessüm beliriverdi yüzümde. Ancak bununla birlikte telaşlanmalar da başlamıştı ama neyse ki Thy farkıyla sorun çözüldü. Hayatımın en bomba otobüs yolculuklarından biriydi. Efsaneydi hatta kelime bulamıyorum şu an tanımlamak için; anca detaylar ifade edebilir durumu. Bir iki posta otobüsle Köln’den Frankfurt’a götüreceklerdi bizi. İşte ben hangisine denk geldim bilmiyorum ama arkamda Zeynep Kamil doğumlu bir teyze vardı. Biz Kiler’in Carrefour’a dönüşmesinden, sağlık ocağının kapanmasından, mahallede olan biten çoğu şeyden konuştuk neredeyse. Beykoz muhabbeti yaptık sonra yanımdaki amcayla. Gaziantepli Heidelbergli abimizin ellerinden katmer yedik!! O katmerin yerini hangi katmer tutabilir bundan sonra bilemiyorum. Anlatmakla bitmez bir yolculuktu kısacası. Ee tabii yanımda oturan amca Mannheimlıydı ve arkadaşı Frankfurt’tan onu almaya gelecekti ki tek kişilik yerleri vardı. Bana kadar yani. Kapıya kadar bıraktılar sağ olsunlar. Cengiz Kurtoğlu, Müslüm Gürses ve daha ne arabesk babalar eşlik etti yolculuğumuzda bize. Yuttuğum bir ton sigara dumanını da es geçmeyeyim. Kahvesi varmış amcanın Neckar’ın karşısında. Aslında hiç numarasını falan da almadım, ne vefasız çıktım. Karşılaşırız belki bir gün Mannheim küçük şehir ne de olsa. Ayrıca, oğlu vardı Fatih, çılgınlar kadar büyüktü de göstermiyordu. Alamancı Fatih, Mannheim sınırlarında ilk arkadaşımdı belki de. Neyse benim bal oradan başladı işte.Sonra Arap komşular ben taa İstanbul’dayken bavulla nasıl başa çıkacağım diye düşünürken, bavulu da yukarı çıkardılar, ayva ayvaa dedim ben de içimden ne diyeyim daha 🙂 Derkeen home sweet home diye girdim eve; işte ilk günden başladı şansla karışık maceralarım, sıkıntılarım.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s